PKK.html

 
ca de en es fr it nl no pl pt ru ro fi sv tr vo


 

Kayıtlı olmayan kullanıcıların bu madde üzerinde değişiklik yapması geçici olarak durdurulmuştur..html
Partiya Karkerên Kurdistan
Kürdistan İşçi Partisi
2005'ten beri kullanılan Kürdistan İşçi Partisi bayrağı
2005'ten beri kullanılan Kürdistan İşçi Partisi bayrağı
Aktif olduğu tarihler 1978 - Günümüz
Lider PKK'nın şimdiki lideri Murat Karayılan'dır. PKK'nın kurucusu ve uzun süre liderliğini yapan "Apo" takma adıyla bilinen Abdullah Öcalan ise, mahkûm bulunduğu cezaevi hücresinden, avukatları aracılıyla PKK'yı yönetmektedir.[1][2]
Amacı Türkiye, Irak, İran, Suriye topraklarının bir bölümünde "Kürdistan" adında, bağımsız ve sosyalist bir Kürt devleti kurmak.
Aktif olduğu alan Türkiye, Irak, İran ve Suriye
İdeoloji Kürt milliyetçiliği, Marksizm-Leninizm
Yasal durumu PKK'yı terör örgütü kabul eden ülke ve kuruluşlar listesi

Kürdistan İşçi Partisi (Kürtçe: Partiya Karkerên Kurdistan ya da پارت ی کار که‌رێن ی کوردستان), Türkiye'nin güneydoğusu, Irak'ın kuzeyi, Suriye'nin kuzeydoğusu ve İran'ın kuzeybatısını kapsayan bölgede bir devlet kurmayı amaçlayan[3] ve bu amaçla söz konusu toprakların Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde kalan kısmına sahip olabilmek için Türk Silahlı Kuvvetleri ve sivillere karşı silahlı eylem yapan yasadışı silahlı örgüt. Örgüt daha çok Kürtçe adının başharflerinden oluşturulmuş PKK ismi ile bilinir. Ayrıca KADEK (Kürtçe: Kongreya Azadî û Demokrasiya Kurdistanê / Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi) ve Kongra-Gel (Halk Kongresi) isimlerini de kullanmıştır.[4][5] PKK, 7. Parti Kongresi'nde bağımsız bir Kürdistan fikrinden vazgeçtiğini açıklamıştır.[6]

PKK başta Türkiye olmak üzere, Avrupa Birliği[7], ABD[8] ve NATO[9] da dahil olmak üzere pek çok ülke ve kuruluş tarafından terör örgütü kabul edilmiş, ayrıca ABD'nin uyuşturucu kaçakçıları listesinde bulunan[10][11] etnik-ayrılıkçı bir örgüttür. Türkiye'de Meclis tarafından "terör örgütleri listesi" yayınlanmamıştır. Bununla birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı "Türkiye'de halen faaliyetlerine devam eden başlıca terör örgütleri" listesinde "PKK/KONGRA-GEL (Kürdistan Halk Kongresi-KHK)" adı altında yer almıştır.[12]

Konu başlıkları

değiştir Örgütün ideolojisi

Bu başlığı geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
Daha fazla bilgi tartışma sayfasında olabilir.


PKK'nın ideolojik yapısı Marksizm, Leninizm[13], Maoculuk[14], Sosyalizm[15], Kürt milliyetçiliğikaynak belirtilmeli ve Apoculuk'tur[16]. kurt fasistligi Kürtler üzerinde oynanan oyunları iyi görmek gerekir. İngilizlerin Ortadoğu'yu denetim altına almak için yaptığı planların sonucunu iyi görmek gerekir. Bu plana daha sonradan ABD dâhil olmuştur. Ancak esas planlayıcı İngilizlerdir. İngilizler, Asurîler üzerinde oynadı, sonları biliniyor, Asurîleri bitirdiler. Ermenilere el attılar, sonu soykırım oldu. En son Rumlara el attılar Anadolu'da Rum kalmadı. Şimdi de Kürtler üzerinden bunu yapıyorlar...

değiştir Tarihi


Faaliyet alanı büyük ölçüde Türkiye toprakları olmakla birlikte, Batı Avrupa'da, Irak ve İran topraklarında da etkinlik göstermektedir.

değiştir Kurulmadan Önce

1960'larda başlayan bireysel hareketlerin ülke içinde gelişiminin olası sebepleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgedeki ekonomik ve sosyal yapılar yüzünden ülke genelindeki değişimi aktaramaması bahanesi, üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen Osmanlı döneminde yaşanan sosyal ve ekonomik sorunlarının bölgede tekrarlanması varsayımı ve Soğuk savaş yapısı altında Rus ve Suriye gizli servislerinin Güneydoğu Anadolu'daki oluşumlara bilgi, kaynak ve yönlendirme faaliyetleridir.

değiştir Doğu Mitingleri

Türkiye İşçi Partisi 16 Eylül 1967'de Diyarbakır, 24 Eylül'de Silvan, 1 Ekim'de Siverek, 8 Ekim'de Batman, 15 Ekim'de Tunceli, 22 Ekim'de "Doğu Mitingleri" düzenlemiştir. 23 Mayıs 1971'de Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kurulmuştur.

11 Mart 1970'de Irak hükûmeti ile Kürdistan Demokratik Partisi Kürdistan'ın özerkliğini öngören anlaşmaya imzalamış ve Türkiye'deki Kürt bilincini de uyandırmıştır.

değiştir Komando baskınları

değiştir DDKO Davası

değiştir Apocular Dönemi (1974-1978)

PKK'nın organizasyon olarak geçmişi 1973'de "Ankara Democratic Patriotic Association of Higher Education" kaynak belirtilmeliolarak başlamaktadır. Grup, bu dönemde büyük ölçüde öğrencilerden oluşmakta ve başında Abdullah Öcalan bulunmaktadır. Ankara'da kurulan organizasyon kısa bir süre içinde Güneydoğu Anadolu'ya taşınmış ve bölgedeki genç Kürtler arasında propaganda faaliyetlerinde bulunmuştur.

27 Ekim 1978'de Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde "Kuruluş Bildirgesi"ni düzenler ve adını Kürdistan İşçi Partisi olarak değiştirir. PKK, Bu bildirgeyle hareket alanını genişlettiğini de ilan eder ve yeni bir safha olan şehir eylemleri metotlarını uygulamaya başlar. Marksist, Leninist temelli etnik bölücü bir organizasyon olması sebebiyle sağ organizasyonlarla da çatışmaya girmiştir. Bu dönemde Başkan:Abdullah Öcalan, Başkan yardımıcısı:Cemil Bayık, Yürütme kurulu başkanı:Şahin Dönmez, Asker sorumlusu:Mehmet Karasungur, İstihbarat sorumlusu:Mazlum Doğan, Yürütme kurulu üyesi:Mehmet Hayri Durmuş, Yürütme kurulu üyesi:Kesire Yıldırım (Öcalan'ın eşi) idi.

27 Ekim 1978 tarihli kuruluş bildirgesine kadar olan dönem Apocular olarak adlandırılmaktadır. Apocular ismi özellikle Dikmen toplantısından sonra yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Öcalan'ın politik fikirlerinin geliştiği ve ülke içinde 1970'lerin ortasına kadar gelişen yapılarla bağlantılarının kurmuş, tanıtmıştır. Bu dönemin sonlarında fikirlerini harekete koymak için Güneydoğu Anadolu'da var olan feodal yapıda yer bulması ve bu yapıyı kendi amaçları ve kendi amaçlarınında bölgenin yapısı altında şekillenmesi.

Apocuların çekirdek grubu 16 kişiden oluşmaktadır. Yıllar içinde bu on altı kişiden sadece Öcalan grupta kalmış, bazıları kendi kuruluşunda rol oynadıkları sistem tarafından öldürülmüştür.

değiştir Şehir Savaşı (1978-1980)

Kuruluş bildirgesiyle bölgede varlığını geliştirme ve sosyal yapıya bürünme devresi. Devletin terörizm saydığı 43.000 olayın yaşandığı gerçeği altında, PKK Şehir Savaşı döneminde aktif bir yapıdadır. 12 Eylül 1980 büyük oranda Şehir Savaşı dönemini sona erdirse de organizasyonun eylem kabiliyetini ortadan kaldırmamıştır.

PKK'nın çatışmaları sadece karşıt görüşlerin çatışması olmakla kalmayıp 30 Temmuz 1979'da Urfa Milletvekili Mehmet Celal Bucak'a düzenlenen suikastla PKK'yı devletle işbirliği içinde olmakla Kürtleri sömürmekle suçladığı aşiretlere de yönlendirmiştir.

1980 ihtilali öncesi diğer komünist gruplar gibi yapılanmış ve propagandasını silahlı eylemlerle duyurmuştur. 1980 ihtilali ülke içinde yaşamın sekteye vurulmasını amaçlayan faaliyetlere karşı bu faaliyetleri yürüten bireylerin etkisiz kılınması amacı ile yürütülmüştür. İhtilal öncesi duyum alan Apo ülkeyi terk etmiş ama onunla ülke dışına çıkmayan PKK militanları ihtilal grubunca yakalanıp hapsedilmişlerdir. Bu grup daha sonra cezaevi direniş hareketinin çekirdeğini oluşturacaktır.

değiştir 1980-1984

1979'da Öcalan'ın Suriye'ye geçmesi ve Dev-Genç'in temellerini attığı eğitim kamplarını kurması etken olması yatmaktadır. İhtilal'in ülke içindeki eylem alanını kapatması, sol görüşlü organizasyonların, Öcalan'ın Lübnan çağrısına cevap vermesine sebep olmuş. 1982-84 yılları Öcalan'ın organizasyonun yeniden şekillendirmesine yardımcı olmuştur.

Abdullah Öcalan ihtilal döneminde Suriye'nin gözetiminde Bekaa Vadisi'ne yerleşmiş ve buradan organizasyonun yeniden yapılandırılmasını planlamıştır. Bu dönemin Abdullah Öcalan için çok önemli olduğunu daha sonra yazdığı anılarında açıklamaktadır.

değiştir Bedenî protest

1982: Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Necmi Önen, Mahmut Zengin
1990: Zekiye Alkan
1992: Rahşan Demirel
1995: Nilgün Yıldırım, Bedriye Taş
1996: Vedat Aydemir
1997: Abdullah Şengüler
1998: Mirza Mehmet Çimen, Sema Yüce, Fikri Baygeldi, Welat Azat emirhanoğlu
19 Ekim 1998'den sonra: Mehmet Halit Oral vs.

değiştir 1984-1993

1984 senesiyle PKK yeni bir yapıya bürünmüştür. Kendisine Mao'nun Halk devrimi yöntemini seçmiş ve Suriye'nin desteklemesiyle Güneydoğu Anadolu'da terör metotlarını uygulamaya başlamıştır.

'Uzun süreli halk savaşı' ilan etti. 'Uzun süreli halk savaşı' 1.'stratejik savunma', 2:'stratejik dengeleme' ve 3:'stratejik saldırı' başta olmak üzere üç aşamadan ibaretti. Bunun ilk aşamasının yöntemini 'Silahlı Propaganda' olarak nitelendirerek Kürdistan Kurtuluş Güçleri (HRK: Hêzên Rizgarîya Kurdistan) kuruldu ve üç birlik oluşturdu: 'Agit' kod adılı Mahsun Korkmaz komutasındaki '14 Temmuz Silahlı Propaganda Birliği' Eruh-Şırnak-Pervari bölgesine, Abdullah Ekinci komutasındaki '21 Mart Silahlı Propaganda Birliği' Hakkâri-Çukurca-Şemdinli ve Ali Ömürcan komutasındaki '18 Mayıs Silahlı Propaganda Birliği' ise Van-Çatak bölgelerine saldıracaktı. Ancak Ali Ömürcan'ın birliği hücuma geçemedi. 15 Ağustos 1984 akşam 21:30'da Eruh ve Şemdinli'de PKK ilk büyük ölçekli silahlı eylemini gerçekleştirdi.

25 Ekim 1986'de Lübnan'da yapılan 3.kongresinde HRK lağvedilerek yerine Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu (ARGK: Artêşa Rizgarîya Gelê Kurdistan) kuruldu. 1991-1992 yılında örgütün artan eylemleri 1993'te doruk noktasına ulaştı. 24 Mayıs 1993'te Bingöl-Elazığ karayolunu kesen PKK militanları, eğitimlerini tamamlayarak görev yerlerine sevk edilen silahsız 33 eri otobüslerden indirerek kurşuna dizdi. PKK'lılar, 13 er, bir polis ve 8 vatandaşı da kaçırdılar. Olayın ardından düzenlenen operasyonda, 10 PKK'lı öldürüldü ve kaçırılanlar kurtarıldı[17][18].

değiştir Serhıldan (1989)

değiştir Toplu mezarlar olayı (1989)

değiştir Nevruz olayı (1992)

değiştir Şırnak olayı (1992)

değiştir 1993-1995

değiştir Başbağlar Katliamı (1993)

5 Temmuz 1993 tarihinde 100'e yakın PKK mensubu, Kemaliye'nin Başbağlar Köyü'nde sivilleri kurşuna dizip evleri ateşe verdi. 31 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.[19][20][21][22] Katliamı PKK üstlendi ve Abdullah Öcalan Davası'nda PKK'nin eylemlerine örnek olarak gösterildi.[23]

değiştir Lice baskını (1993)

Bu dönem örgütün hayatta ve ülkeler arası yapıda kalabilmek için ideolojisini büyük ölçüde yeniden gözden geçirdiği dönemdir. Komünizm (Marksist-Leninist) yerine sosyalizm benimsenmekte ve kadın erkek eşitliğini savunduğunu göstermek üzerede kadınlarda erkek davranışlarını öne çıkarmaya ve cinsel öğeleri göz ardı etme politikası uygulanmaktadır. Parti içinde dine karşı tolerans gösterilmesi bu yapının uzantısıdır.kaynak belirtilmeli

Bu değişimlerle PKK, Kürt devleti söyleminden vazgeçmiş ve Türkiye Cumhuriyeti devleti altında otonom bir yapı amaçladığını söylemeye başlamıştır.kaynak belirtilmeli

Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin savunma harcamalarına ayırdığı miktar bütün harcamalarının %10'una kadar yükselmiştirkaynak belirtilmeli. Bu dönemdeki askeri faaliyet yoğunluğunu devam ettirebilmek ordu bütçesi için 8 milyar ABD doları yıllık harcama seviyesine ulaşılmıştır.kaynak belirtilmeli

değiştir 1996-1999

değiştir İntihar eylemi (1996)

Mayıs 1997 harekatının Türkiye'ye faturası ise 300 milyon dolar olmuştur.

değiştir Şemdin Sakık'ın teslimi

13 Nisan 1998'de PKK'nın eski ikinci adamı olup örgütten iltica ederek Mesut Barzani'nin yanına sığınmış Şemdin Sakık (Kod adı: Parmaksız Zeki) ve kardeşi Arif Sakık, Özel Harekât birimleri tarafından ele geçirilerek Türkiye'ye getirilmişlerdir.

değiştir Öcalan'ın Suriye'den çıkışı

29 Ağustos 1998'de Abdullah Öcalan MED TV'de yayınlanan basın toplantısına telefon bağlantısıyla katılarak tek taraflı ateşkes ilan etmiştir.[24] Buna Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı Mesut Yılmaz şöyle yanıtlamıştır:

"Eğer Türk devleti ile savaşmakta çaresizliğini anlayıp da teslim olmak için bir adım atıyorsa ben bunu olumlu görürüm. Devamının gelmesini bekleriz. Ama eğer kendine Avrupa'da siyasi platformda yer kazanmak için bir oyun peşindeyse boşunadır. Hiçbir zaman muhatap alamayız."

16 Eylül'de Türkiye Cumhuriyetinin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Suriye'ye hitaben şöyle konuşmuştur:

"Bazı komşularımız bizim iyi niyetimizi, gösterdiğimiz yakınlığı yanlış değerlendirmişlerdir. Uzun zamandan beri Apo denilen eşkıyayı kendi ülkelerinde barındırıp, onu destekleyerek Türkiye'yi terör belasına bulaştırmışlardır. Şunu açıkça söylemek istiyorum: Türk milleti artık bu konuda göstereceği iyi niyetin sonuna gelmiştir. Sabrımız tükenmek üzeredir. Sabrımızı taşırmasınlar."

1 Ekim'de TBMM'nin açış konuşmasında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel:

"Tüm uyarılarımıza ve barışçı açılımlarımıza rağmen hasmane tutumdan vazgeçmeyen Suriye'ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu, sabrımızın taşmak üzere olduğunu bir kere daha tüm dünyaya ilan ediyorum."

Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, 6 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek arabuluculuk girişiminde bulunmuş ve Türkiye bunu kabul etmiştir.

9 Ekim'de Abdullah Öcalan PKK Yunanistan temsilcisi Ayfer Kaya (kod adı: Rozerin) ve bazı arkadaşları ile birlikte Suriye'yi terk etmiştir. (Bu olay PKK'nin literatürüne "9 Ekim Komplosu" olarak geçmiştir.)

Mısır Dışişleri Bakan Amr Musa 12 Ekim'de Ankara'ya gelerek Süleyman Demirel'e Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın mesajını iletmiştir. 19 Ekim'de Adana'da yapılan Türkiye-Suriye görüşmesinin sonucu "Öcalan şu andan itibaren Suriye'de değildir ve kesinlikle Suriye'ye girmesine izin verilmeyecektir" hükmünü de içeren mutabakat metni imzalanmış ve 20 Ekim'de açıklanmıştır.

değiştir Nairobi operasyonu

Lazarus Mavros adına düzenlenmiş Kıbrıs Cumhuriyeti sahte pasaportunu taşıyan Abdullah Öcalan, 2 Şubat saat 11.33'te Melsa Deniz ve Yunanistan istihbarat mensubu Savvas Kalderides ile birlikte Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gelmiş ve Yunanistan Büyükelçiliğine ait binaya yerleşmiştir.

CIA'den haber alan Özel Kuvvetler Komutanlığı, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ile birlikte bir operasyonu hazırlamıştır. Cavit Çağlar'a ait TC-CAG kuyruk muaralı Falcon 900 B ile operasyon timini Kenya'ya göndermiştir.

Kenya hükûmeti 15 Şubat'ta Öcalan'ın sınır dışı edilmesini talep etmiş ve Öcalan da Hollanda'ya gitmek koşuluyla binayı terketmeyi kabul etmiştir. Ancak Öcalan'ı havalimanına götüren araç aniden konvoydan ayrılarak kaybolmuştur. Öcalan 16 Şubat saat 3.00'te Türkiye'ye getirilmiş ve Başbakanı Bülent Ecevit açıklamada şöyle konuşmuştur:

"Dünyanın neresinde olursa olsun devletimizin onu ele geçireceğini söylemiştik. Bu devlet sözünü yerine getirdi, şehit analarına verilen sözü yerine getirdi."

değiştir Öcalan'ın Yargılanması (1999)

Öcalan'ın yargılanması PKK olgusunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından tanımlanması açısından önemlidir. Öcalan 29 Haziran 1999 tarihinde askeri mahkemede yerine Türk Ceza Kanunu'nun 125'inci maddesinden yargılanır. Bu davada Öcalan:

  • T.C. vatandaşı olduğunu,
  • Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve onun ceza kanununu tanıdığını ve
  • Savunmasının hukuki değil siyasi olacağını belirtir.

Bu üç kabul Öcalan'ın faaliyetlerinin temelde suç olduğunu kabul ettiğinin en açık ifadesidir.

değiştir PKK'nin Feshi (1999-2002)

Öcalan, 1 Ağustos 1999'da ateşkesin sürdürülmesini ve silahlı güçlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sınırları'nın dışına çekilerek, sembolik barış gruplarının iyi niyetin bir göstergesi olarak Türkiye Cumhuriyetine gelmelerini ister. Ardından, örgüt tarafından PKK'nın silahlı güçleri sınırların dışına çekilerek, biri dağdan biri de Avrupa'dan olmak üzere iki barış grubu gönderilir.

PKK, 2002'de kendisini fesheder ve yerine Kürdistan Demokratik ve Özgürlük Kongresi KADEK'i kurar. KADEK de AB Terör Örgütleri Listesi'nde yer almaktadır.

Öcalan'ın destekçiler (2003, Londra)

değiştir Şemdinli olayları

PKK'yı protest edenler (2007, Kadıköy, İstanbul)

değiştir Kuzey Irak Kampları

PKK Güneydoğu Anadolu bölgesinde yeterli halk desteğini alamadığından ve güvenlik güçleri karşısında 20.000'den fazla kayıp verdiğinden sınır ötesine yerleşmeye çalışmıştır. Uzun süre Suriye'de kaldıysa da, bu hem yeterli olmamış, hem de 1998'den sonra burada da barınma imkânı kalmamıştır. Körfez Savaşı'ndan sonra oluşan güç boşluğundan yararlanan PKK 1990'ların başında Kuzey Irak'a yerleşmiştir. Irak Savaşı (2003) ise PKK'ya daha geniş bir güç boşluğu sağlamış ve Kandil Dağı ve çevresine yerleşmiştir. Bu bölgede 10'dan fazla PKK kampı vardır. ABD, Irak'ı işgal ederken bu kampları ortadan kaldırma sözü vermiş, Bağdat Yönetimi ve yerel Kürt yönetimi de PKK faaliyetlerine izin vermeyeceklerini açıklamışlardır. Ne var ki zaman içinde Her üçü de PKK'yı bu bölgeden sökmeye güçlerinin yetmediğini ima etmişlerdir. Özellikle Barzani ve adamları ise PKK faaliyetlerine göz yummanın ötesinde silah da sağlamışlardır. Irak Ordusu'nun silahları PKK'lıların eline geçerken, bu silahlar sayesinde Türkiye'deki eylemleri artmıştır.

2006 yılının Temmuz ayında PKK Türk Büyükelçiliği'nin sadece 500 metre ilerisine Öcalan Kültür Merkezi adı altında bir propaganda ofisi açmıştır. Türkiye buranın kapatılması için nota verirken, ABD'lilerin ilk açıklaması "Biz böyle bir merkez görmedik" şeklinde olmuştur.

Temmuz 2006'da Türkiye'nin ABD'ye PKK kampları konusundaki tepkileri zirveye çıkmıştır. Başbakan Tayyip Erdoğan gerekirse sınır ötesi operasyonun tek taraflı olarak yapılacağını ilan etmiştir. Bu tepki bir haftada PKK terörüne verilen ölü sayısının 15'e ulaşması ile oluşmuştur. Bu uyarı Dışişleri ve diğer kanallardan da tekrarlanmıştır[25].

Bu sert tepkiler üzerine ABD Başkanı George W. Bush ve Amerikan Dışişleri Bakanı Rice'dan PKK'ya karşı gerekenin yapılacağı sözü geldi.

30 Haziran 2007 tarihinde örgütün kamplarından kaçan biri kadın 4 kişi, Şırnak ilinin Silopi ilçesinde güvenlik güçlerine sığınarak pek çok itirafta bulundu. İtirafçılar, Türkiye Cumhuriyeti'nin düzenleyeceği sınırötesi operasyon söylentilerinin PKK mensupları arasında korku yarattığını belirtti. [26] Basın mensuplarına da açıklama yapmalarına izin veirlen itirafçılar şu açıklamalarda bulundular:

"Biz terör örgütüne kandırılarak katıldık. Örgütte yaşananlar karşısında gerçekleri gördük. Bize, teslim olursanız Türkiye'de kötü muameleyle karşılaşırsınız denildi. Ancak biz buna rağmen gelip güvenlik güçlerine teslim olduk. Bize söylenenlerin hiçbirinin doğru olmadığını gördük. Burada hiçbir kötü muameleye maruz kalmadık. Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var. Eğer onlara bir güvence verilirse inanıyoruz ki hepsi gelip teslim olur. Son günlerde sınır ötesi operasyon söylentileri örgüt içinde korkuya neden oldu. Bütün kamplar boşaltıldı.[26]

Teslim olmak için Habur Sınır Kapısı'nı kullanan itirafçılar, örgütün uzaktan kumandalı mayınlarla gerçekleştirdiği eylemler için gerekli teçhizatı Kuzey Irak'tan temin ettiğini söylediler. [26] Kandil Dağı'ndaki kamplara 2 ABD zırhlısının silah getirdiğini öne sürerek ajan olmakla suçlandıklarına ilişkin baskılara dayanamadıklarını ve bu nedenle de teslim olduklarını, bazı arkadaşlarının ise intihar ettiğini söylediler. [26]

değiştir Çocuk Militanlar

Irak Türkmen Cephesine göre, son yıllarda yaşanan silahlı mücadeledeki başarısızlıklar sonucunda PKK ciddi bir eleman sıkıntısı yaşadı ve bunun sonucu olarak silah altına aldığı kişilerin yaşı 10-11'e kadar düştü. Alınan çocukların büyük kısmı ise 14-15 yaş civarında kızlardan oluşuyor.[27]

değiştir Hakkari çatışması

değiştir Güneş Harekâtı

değiştir Etkileri

Bölgelere göre Kürdistan İşçi partisi'nin eylemleri[28][29]
Hedef Aktivite Kategorisi Türkiye Kuzey
Irak
Batı
Avrupa
Hükümet Gösteri/Protesto[28] Yes Yes Yes
İsyan[28] Yes Yes
Adam kaçırma[28] Yes Yes
Suikast[28] Yes Yes
Sabotaj[28] Yes
Kimyasal savaş[30] Yes
Bombalı
saldırı[28]
Posta/Tren/Elektrik Yes
Polis Yes
Karakol Yes
Silahlı
saldırılar[28]
Ordu Yes Yes
Polis Yes
Köy korucuları Yes
Sivil Adam kaçırma[28] Yes
Suikast[28] Yes Yes
Bombalı
saldırı
Köy Yes Yes
Turistik tesis[28] Yes
Ticari birimler[28] Yes
Organize suç Haraç[31] Yes Yes
Uyuşturucu kaçakçılığı[32] Transit Transit Varış
İnsan kaçakçılığı[32] Başlangıç yeri Başlangıç yeri
Yıl Toplam K E Doğu Anadolu Ege Karadeniz İç Anadolu Marmara Akdeniz
1970 43.8 58.2 29.7
1975 36.3 49.5 23.8
1980 32.5 45.3 20.0
1985 22.6 31.8 13.5 44.0 18.6 24.7 18.3 14.2 22.1
1990 19.5 28.0 11.2
1995 12.7 19.4 6.1
Okuma-Yazma bilmeyenlerin oranı


Yıl Toplam Mardin Batman Erzurum Tunceli Diyarbakır Bitlis Bingöl Şanlıurfa Siirt Muş Van Elazığ Şırnak Ağrı Tokat
1988 19 4 3 12
1989 4
1990 10 4
1991 4 2 2
1992 24
1993 51 1 12 24 5 4 2 1 1 1
1994 31 4 4 4 10 5 1 1 1 1
1995 7 2 1 2 1 1
1996 8
Toplam 158 İller bağlamında yıllara göre öğretmen kayıpları

PKK en az 30.000 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ve yüzlerce askerin ölümüne sebep olmuştur.[1]

değiştir Ekonomik

değiştir Köy boşaltmaları ve göç

1995'te Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamaya göre Batman'da 37 köy, 54 mezra, Bingöl'de 150 köy, 194 mezra, Bitlis'te 76 köy, 95 mezra, Diyarbakır'da 115 köy, 196 mezra, Hakkari'de 38 köy, 93 mezra, Tunceli'de 154 köy, 657 mezra, Şırnak'ta 96 köy, 110 mezra olmak üzere bölge genelinde 982 köy ve 1.674 mezranın boşaltılmış ve toplam 49.593 aile ve 310.921 kişinin göç etmiştir. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV)'na göre 3.500 civarında, İnsan Hakları Derneği (İHD)'ne göre 3.246, Göç Edenler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (GÖÇ-DER)'ne göre 4.500, Türkiye Büyük Millet Meclisi Göç Araştırma Komisyonu'na göre 2.663 köy ve mezra boşaltılmış ya da yakılmıştır.[33]

değiştir Enerji

değiştir Dış İlişkiler

değiştir Avrupa Birliği

değiştir Sosyal/Eğitim

değiştir Çağdaşlaşma

değiştir Askeri

değiştir İdari/Hukuk

Türkiye siyasi yapısı 1980'li yıllarda 1970'li yılları son yarısını arkasında bırakarak toparlanma dönemini yaşama izlenimini verirken bu karmaşık dönemden uzanıp gelen kadrosuyla PKK Türkiye'nin önünü tıkamaya çalışmıştır. PKK 1970'lerde kazandıkları beceriler ve Filistin/Suriye/Yunan/Ermeni becerilerini bünyesine katarak sağlam bir yapıyla ortaya çıkmıştır. Tabanını çok daha belirginleştirmiş; yurt dışı bağlantılarını sağlam temeller üzerine oturtmuş; söylemini yerel olgulardan çok milletler arası olgularla doldurmuş; en önemlisi desteğini Türkiye devletinin ulaşamayacağı yerlerden ve uyuşturucudan elde etmeye başlamıştır.kaynak belirtilmeli

PKK, devletler arası bir yapıya geçmiştir. PKK'nın sorunun kaynakları dışarıya taşıyarak yapılanması Türkiye devletinin daha önceki ayaklanmalarda uyguladığı bölgeye yönelik problemi çözme yollarını tıkamıştır. 1930'lardaki toprak reformunun bu bölgeye uzanamaması (Adana'ndan öteye geçmemesi) devletin ağaları mutlu etmek zorunda kalmasının bir uzantısıdır. PKK sorun güneydoğu sorunu olmaktan çıkartmış ve bölge halkının olaylara olan etkisi azalmıştır.kaynak belirtilmeli

değiştir Köy Korucuları (1985)

Ana madde: Köy Koruculuğu

değiştir Olağanüstü Hal (1987)

değiştir Terörle Mücadele Kanunu (1991)

Vikikaynak'ta, Terörle Mücadele Kanunu ile ilgili metin bulabilirsiniz.

Terörle Mücadele Kanunu, terörizm tanıma uyan olgulara karşı devletin duruşunu ve baş etme metotlarını belirlemektedir. Türkiye genel tanımıyla terörizmi aşağıdaki gibi tanımlamıştır;

Belli bir kanuna bağlı olmadan insanlar veya mülklere yönelik olarak devleti, milleti veya belli bir yapıyı sindirmek amacıyla politik veya sosyal amaçlar elde etme yöntemi.

Terörizm yasasının bir kolu olarak algılanan terörden zarar görenlerin zararlarının tazmin edilmesi TBMM'de 17 Temmuz 2004'te kabul edilen 5233 sayılı yasa ile gerçekleşmektedir. 31 Mart 2005 tarihi itibariyle her ilde kurulan tazminat komisyonlarına 69 bin 832 başvuru yapıldı.kaynak belirtilmeli Bunlardan sadece bin 595'i, yaklaşık beşte biri sonuçlandıkaynak belirtilmeli .

Bu sonuçlanan davalar toplam başvurunun yaklaşık yüzde ikisi yerinde görüldü ve tazminat ödenmesine karar verildi.kaynak belirtilmeli

değiştir Topluma Kazandırma Yasası (2003)

değiştir Politik

değiştir HEP/DEP/HADEP/DEHAP/DTP

değiştir PKK'nın kullandığı bayraklar

değiştir PKK'yı terör örgütü olarak kabul eden ülke ve örgütler

PKK şu ana dek 31 ülke tarafından terör örgütü kabul edilmiştir.